Fotoğraf: açık kaynaklardan
Ailenizi bir arada tutmanıza yardımcı olacak bir alışkanlık
Çoğu aile krizi anında ortaya çıkmaz, küçük yanlış anlaşılmalar ve şikayetlerin örtbas edilmesi nedeniyle yıllar içinde birikir.
Psikologlar, basit bir alışkanlığın, boşanmanın eşiğinde bile ilişkilerin yok edilmesini önleyebileceğine inanıyor.
Hayatın rutinine rağmen eşlerin yakın kalmasına yardımcı olan düzenli ve sakin konuşmalarla ilgilidir. Ancak bu aracın işe yaraması için kadın ve erkek arasındaki iletişim algısındaki önemli farkı anlamak gerekiyor.
Yavaş konuşmalar neden bir çift için cankurtaran halatıdır?
Partnerler arasındaki yabancılaşmanın ana nedeni genellikle iletişim eksikliğidir. Eşler iç deneyimlerini tartışmayı bıraktıklarında aralarında görünmez bir duvar belirir ve yıllar geçtikçe bu duvarın yıkılması giderek zorlaşır. Bununla birlikte, yalnızca para veya günlük yaşamla ilgili değil, duygularla ilgili düzenli konuşmalar güveni yeniden tesis edebilir ve sevilen birinin kaygısını zamanla hissetmeye yardımcı olabilir.
Bu tür konuşmalar gelecekteki kavgalara karşı koruma görevi görür ve romantik havanın yeniden kazanılmasına yardımcı olur. Duygularınızın kısa bir kabulü veya şükran sözleri bile yakınlığı güçlendirebilir. Psikologlar, yalnızca birbirlerine dikkat edebilmek için en az haftada bir kez ev işleri dışında birlikte akşamlar düzenlemeyi öneriyorlar. Başkalarının görüşlerine saygı duyma ve yargılamadan dinleme yeteneği, birliği güçlü kılar ve her türlü yaşam sorununa dayanabilir.
“Haydi Konuşalım” Farklı Cinsiyetler İçin Gerçekte Ne İfade Ediyor?
Diyaloğun önemine rağmen, bir konuşmanın en başında çoğu zaman bir tartışmanın nedeni haline gelir. Sorun, erkeklerin ve kadınların konuşma çağrısını çok farklı algılamalarıdır. Bir kadın için konuşma teklifi, duygusal yakınlığa bir davet ve bir tür terapidir. Duygularını paylaşmaya ve destek almaya heveslidir, bu da çoklu görev yapan kadın beyni için doğaldır.
Erkekler genellikle bu masum ifadeyi bir alarm sinyali olarak algılarlar. Erkek zihninde ise gelecekteki suçlamalar, eleştiriler veya suçluluk duygularıyla ilişkilendirilir. Erkek beyni belirli sorunları çözmeye odaklanmıştır, bu nedenle çok genel çağrılar onların savunmacı tepki vermelerine veya kendi içlerine çekilmek istemelerine neden olur. Çiftlerdeki çatışmaların yüzde sekseninin kaynağı işte bu algı farklılığıdır.
Kavgalardan kaçınmak için partnerinizin dilini konuşmayı nasıl öğrenirsiniz?
Konuşmanın yeni bir çatışmanın nedeni değil, anlayışa giden bir köprü haline gelmesi için psikologlar belirsiz formülasyonlardan kaçınmayı tavsiye ediyor. İhtiyaçlarınız konusunda doğrudan ve spesifik olmak gerginliği azaltır ve partnerinizin nasıl davranacağını anlamasına yardımcı olur. Ciddi bir konuşma için endişe verici bir çağrı yerine basit ve samimi ifadeler kullanmak daha iyidir:
- Şu anda üzgünüm, lütfen sarıl bana.
- İlginiz benim için çok önemli, gelin akşamı birlikte geçirelim.
- Kendimi yorgun hissediyorum ve çözüm aramadan fikirlerimi paylaşma ihtiyacı duyuyorum.
Bu tür net talepler, erkeğin kendisini tehdit altında hissetmeden ilgi göstermesine ve kadının da ihtiyaç duyduğu duygusal desteği almasına olanak tanır. Partnerler birbirlerinin psikolojik özelliklerini dikkate aldığında sohbet bir gelişim fırsatına dönüşür.
Sürekli fikir alışverişi, ortakların duygusal bağlarını kaybetmemelerini sağlar ve bu da uzun süreli bir birlik için güvenilir bir destek haline gelir. Bir ailenin hayatın zorluklarını başarıyla aşmasına yardımcı olan şey bu günlük etkileşimlerdir.
Bu alışkanlık çok fazla çaba gerektirmez, ancak evliliğin gücü üzerindeki olumlu etkisi çok büyüktür.
